now then

  1. kâh … kâh, bir … bir.
    With prices now rising now falling, who knows what will it cost next year?
    Fiyatlar bir yükselip bir düşüyor, bu durumda kim bilir gelecek yıl bunun fiyatı ne olacak?
  2. hele şükür, çok şükür.
    There now, I've at last got the engine started: Hele şükür, nihayet motoru çalıştırabildim.
  3. (a) öyle ise, şu halde, peki.
    now then, what happened? Peki, ne oldu? (b) sakın ha!, haydi!
haydi
sakın ha
arasıra, arada bir, zaman zaman.
zaman zaman, arasıra.
ara sıra, zaman zaman.
Every now and again I remember good old days of my youth.
arasıra, bazen, arada sırada, kâh … kâh.
Now one boy does best, then another: Kâh bir çocuk iyi yapar, kâh öteki.
günümüzde olduğu gibi o dönemde de ... Adverb
bugün olduğu gibi o zamanlarda da ... Adverb
ara sıra bir söz sıkıştırmak Verb